%100 EKOLOJİK PAZAR PROJESİ SEKTÖRE NE GETİRDİ?

By , 25/05/2011 04:10

%100 EKOLOJİK PAZAR PROJESİ SEKTÖRE NE GETİRDİ?

• Ekolojik ürünlerin toplum tarafından kitlesel boyutta tanınmasını ve bilinmesini sağladı. Bugüne kadarki en büyük reklam, tanıtım ve halkla ilişkiler çalışması oldu.

• Ekolojik ürünü ulaşılabilir kıldı.

• Tüketiciyi zincirleme etkileyerek Türkiye çapında ekolojik ürün tüketimi arttırdı.

Şişli örneği: Şişli %100 Ekolojik Pazar aynı gün açılan diğer ekolojik pazarları, pazara gelemeyen bir çok tüketiciye hizmet sunan internet satış projelerini ve dükkanları besleyerek zincirleme olarak çok daha fazla insanın ekolojik ürünlere ulaşmasını sağladı.

Eskişehir örneği: Eskişehir de organik ürünleri anlatmakta zorlanan ve ürünlerine müşteri bulamayan Ali Kamışlı bugün ürünlerini yok satarken bir de dükkan açtı. Eskişehir de üretici sayısı artarken, Eskişehir ekolojik pazarına da kavuştu.

• %100 Ekolojik pazarların halk, çiftçi ve özel sektör üzerinde yarattığı olumlu etki ile sektörün iç pazarda gelişiminin önü açıldı, iç pazara yönelik üretim çeşit, miktar ve kalite olarak arttı. Yatırımcıyı, ithalatçıyı teşvik etti. İç pazara yönelik üretim yapan çiftçi sayısı arttı, bırakmak üzere olan çiftçilere dayanma gücü sağladı. Türkiye organik et, süt ürünleri, muz, yerli kozmetik ürünler, tekstil, birçok gurme ürün, ithal kozmetikler, çikolatalar, temizlik malzemeleri ile bu proje sonrasında tanışabildi.

• Fiyat politikası, ekolojik ürün lüks ve pahalı imajını zayıflattı. %100 Ekolojik Pazarlarda proje ortaklarınca yapılan piyasa araştırmasına dayanarak taze sebze ve meyve de üretici ve esnafa fiyat tavsiyesi yapılmakta böylece ürünlerin aşırı pahalı imajını sürdürmesi bir nebze de olsa engellenmektedir. Açıldığı ilk günden beri bu uygulamayı yapan %100 Ekolojik Pazarlar bu başarılı uygulama ile diğer organik pazarlara da örnek olmuş ve bazı diğer pazarlarca benzer uygulamalara başlanmıştır.

• Yeni halk/semt pazarı anlayışı ile yeni kültürel/sosyal ortam yaratılarak, farklı kültürden insanların bir araya gelmesini sağladı. Bu kapsamda İstanbul 2010 Kültür Başkenti projesinin bir parçası oldu.

• Ekoloji, sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin yaygınlaşmasını sağlarken, organik ürünlerin fuarlarda tema olmaya başlamasını sağladı.

• En kısa yoldan, üreticiden tüketiciye adil ticaret anlayışını destekledi.

• Türkiye çapında üreticiler arası bir iletişim platformu oldu. Bilgi akışı, örgütlenmeye altyapı sağladı. Yeni dernek, kooperatif ve birliklerin kurulmasını sağladı.

• İç pazar dinamiklerinin gelişmesi sektörün, bakanlığın, kontrol kuruluşlarının mevcut sistemin pratikle örtüşme ve çatışma noktalarını görmelerini sağladı. Yönetmeliklerin ve uygulamaların yenilemelerinin önünü açtı. Denetimler, kayıt sistemleri, izlenebilirlik daha sıkılaştı.

• Üreticinin tüketim talebini analiz etmesini sağladı, planlı üretim için altyapı oluşturuldu.

• Üretici ağırlığı, STK ve kamu kontrolü ve güvencesi ile tüketiciye gıda güvencesi sundu.

• Ekolojik Tarımdan gelire en çok ihtiyaç duyan, kırsal kökenli, marketlere veya ihracata yönelik çeşit, kalite ve süreklilik sağlayamayacak, küçük ve orta ölçekli üretici/çiftçi için pazar güvencesi, ümidi, kırsal kalkınma ve yerelde istihdam imkanı sağladı.

• Tarımsal biyolojik çeşitliliği ve yerel ürün çeşitlerini destekleyerek tüketicinin farklı çeşit ve lezzetlere ulaşmasını sağladı.

• Proje toplumun bütününde üretim – tüketim kalıplarında yapılması mümkün olan bazı değişiklikler yolu ile halk sağlığı, çevre sağlığı, sosyal ekonomik döngülerin iyileştirilmesi adına kayda değer fark yaratılabileceğini de göstererek, başarılı bir sosyal ve ekolojik sorumluluk projesi örneği oldu.

Leave a Reply

*

Panorama Theme by Themocracy