Category: Uncategorized

Organik Geleceğimizdir!

By , 13/12/2014 11:42

Tükettiğiniz hayvansal ürünler için de, GDO’dan sakınmanın tek yolu organik hayvansal ürün tüketmek!

Organik Geleceğimizdir!

Biyogüvenlik Kurulunun hayvan yemi olarak kullanılmak üzere nasıl izleyeceğinin prosedürünü oluşturmadan 10 un üstünde GDO lu soya ve mısır çeşidinin ithalatına izin vermesinin, Bakanlığın GDO’da “bulaşma” ya bir sınır tanıyarak kolaylaştırıcılık yapmasının ardından Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) içeren bazı mısır ve soya çeşitlerinin Türkiye’de kimlik ve miktar tespitinin yapılamadığı ortaya çıktı. İtiraf bizzat Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan geldi. 

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 1 Ağustos 2014 tarihli resmi yazısında bazı GDO’lu ürünlerde tespit yapılamadığı kabul edildi. GDO’ya Hayır Platformu bileşenlerinden gelen sorulara yanıt olarak yazılan ve Bakan adına Gıda ve Kontrol Genel Müdürü İrfan Erol’un imzasını taşıyan yazıda şöyle denildi:

“… Türkiye’de ithalatı yasak olan ancak yurtdışında çeşitli ülkelerde yapılan ve ticarete konu olan genetiği değiştirilmiş soya ve mısır çeşitlerinin bulunduğu ve ekte bulunan tablodaki gen çeşitlerinden; Bakanlığımız Laboratuar Müdürlüklerinde kimlik ve miktar tespiti yapılamayan gen bölgeleri soya için A5547-127, DP356043, MON87701, MON87701 X MON89788 ve MON87708 X MON89788, mısır içinse MIR162, MON8740’dır.”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “GDO’lar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik”te yaptığı değişiklik sonucu, analiz edilen ürünlerde binde 9’a kadar GDO’ya “bulaşıklık” değerlendirmesiyle göz yumulması kararı, yeni soru işaretlerini de beraberinde getirmiş ve aynı zamanda GDO’ya Hayır Platformu bileşeni olan Derneğimiz adına yeni yönetmelikle  ilgili bir basın açıklaması yapmıştık. (Açıklamayı buradan okuyabilirsiniz.)

 

Gıdada GDO yasağı getirmeyen, kimlik ve miktar tespiti yapamadığını bizzat kabul eden Bakanlık, GDO bulaşanı uygulaması ile sofralarımıza GDO’lu ürünler getirmenin yolunu mu açıyor?

GDO ithali yerine, GDO’ya yasak getiren ekolojik tarım teşvik edilsin

 

Mısır üretiminin giderek arttığı ülkemizde hayvan yemi, üstelik GDO’lu yem ithalatına gerek olmayabilir. Türkiye, doğru bir ekim/üretim planlamasıyla hayvan yeminde kendine yetebilir duruma gelebilir ve bu duruma gelinceye kadar da GDO’lu hayvan yemi yerine GDO’suz hayvan yemi ithal edebilir.

Bakanlığın GDO’yu tamamen yasaklaması ve bunun arkasında durabilmek adına bu analizleri yapabilecek gerekli donanımlara sahip laboratuvarlar için gerekli bütçenin ayrılması gerektiğini düşünüyoruz. Son olarak Greenpeace’in yaptığı araştırma ve bu araştırma sonuçlarıyla hazırlanan son rapora göre, Türkiye’de GDO’lu ürünlerin incelenmesi konusunda laboratuvarlar yetersiz.

Rapora göre, Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı, Türkiye Akreditasyon Kurumu TÜRKAK’tan akredite laboratuvarların hiçbiri, Türkiye’de izinli olmayan GDO’ların tespitini yapamıyor.

Ekolojik tarım, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren bir tarım şekli olduğu için sentetik, kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübrelerin kullanımına karşı. Üretimde, ürünün kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Bu nedenle ekolojik tarımla üretilen ürünlerde GDO kesinlikle yasak.Organik tarım yapan bir üretici, organik olarak sertifikalandırılmış soya ve mısır kullanmak zorunda olduğu için organik gıdalar böyle bir risk taşımıyor.

Tükettiğiniz hayvansal ürünler için de, GDO’dan sakınmanın tek yolu yine organik hayvansal ürün tüketmek.

 

2006 yılında Şişli %100 Ekolojik Pazar açıldığında hayvansal üretim bir UHT süt markası, bir yumurta markası ve arı ürünleri ile sınırlı iken; bugün gelinen noktada ilçe marketlerinde bile organik yoğurt ve yumurta halk tarafından erişilebilir olmuştur.

2013 yılında Şişli Feriköy %100 Ekolojik Pazar’da satışa sunulan yumurta markası sayısı 10-11, kırmızı et grubu (sucuk, kıyma vs.) marka sayısı 5, süt ve süt ürünlerinde marka sayısı 7, tavukta marka sayısı 5, bal ve arı ürünlerinde ise 18 – 22’dir.

2014 yılı itibariyle % 100 Ekolojik Pazarlarımızda bulunan organik  hayvansal ürünler şunlar;

– Yumurta

– Tavuk bütün ve parçaları ile

– Kaymak

– Yoğurt: inek ve keçi sütünden yoğurt

– Süt: inek ve keçi sütü

– Peynir: beyaz peynir, koyun, keçi peyniri, tulum, kaşar, dil peyniri, lor

– Tereyağı, Kaymak

– Dana eti: kıyma, kuşbaşı, pişmiş döner(paketlenmiş)

– Sucuk, sosis

– bal ve arı ürünleri

Beylikdüzü %100 Ekolojik Pazar yeniden can buldu!

By , 13/12/2014 11:40

Beylikdüzü % 100 Ekolojik Pazar Yenileniyor!

By , 17/09/2014 05:07

Belediyelerle işbirliği içinde yürüttüğümüz % 100 Ekolojik Pazarlar projemiz kapsamında İstanbul’da açılan üçüncü pazar olan Beylikdüzü % 100 Ekolojik Pazar, 20 Eylül  Cumartesi gününden itibaren yeni yerinde hizmet vermeye başlayacak.

Bakırköy’den Çorlu’ya kadar İstanbul’un batısında yaşayanların ekolojik ürünlere çok daha rahat ulaşmalarını sağlayan Beylikdüzü % 100 Ekolojik Pazar, Adnan Kahveci mahallesinde, “Kapalı pazar” olarak da bilinen ve halk arasında “Çarşamba pazarı” olarak anılan alana  taşınıyor. Diğer %100 Ekolojik Pazarlarımızda olduğu gibi;  doğa ve canlı sağlığına zararlı hiçbir yöntem, kimyasal ilaç, gübre ve katkı maddesi kullanılmadan üretilen kontrollü ve sertifikalı ekolojik ürünler,Buğday Derneği ve Beylikdüzü Belediyesi güvencesiyle, yeni yerinde, organik ürün müşterileri ile buluşacak.

Ekolojik sertifikalı meyve, sebzelerin yanısıra pamuk, makarna, ekmek, bakliyat, yumurta, temizlik malzemeleri, şampuan ve  süt ürünleri pazarda bulunan çeşitlerden sadece bazıları.

Beylikdüzü % 100 Ekolojik Pazarın Tarihçesi

23 Şubat 2010 tarihinde açılan Beylikdüzü %100 Ekolojik Pazar, İstanbul’daki 3.% 100 Ekolojik Pazar. İlk açıldığında salı günleri “Beylik Pazarında” kurulan pazar, ilgiyi arttırmak ve ürün tedarikini kolaylaştırmak adına cumartesi gününe alındı. Şimdi yeni üreticilerin de katılımıyla  yeni, modern ve kapalı bir pazar alanına taşınıyor.

Pazarda bugüne kadar var olan Çatalca’lı, Afyon’lu, Mersin’li, Ankara’lı üreticiler ve aracı esnafa;  Kırşehir, İzmir, Antalya,Tokat ve Amasya’dan da üreticiler katılacak.

Her cumartesi Ekolojik Pazarımız açık olacak

Halkın her şeyin en kalitelisine layık olduğunu belirten Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Buğday Derneği ile yaptığımız bu işbirliği ile sağlıklı yaşam ve gıda güvencesi için ekolojik sertifikalı ürünlere ekonomik bir şekilde ulaşabileceğiz. Doğanın ve insanın dengesini koruyan ekolojik ürünler artık yeni ortamında halkımızla buluşuyor” dedi.

Yeni pazarda Buğday Derneği’nden eğitim ve danışmanlık hizmeti alacak gıda veya ziraat mühendislerinin olacağını ifade eden İmamoğlu, “Denetim ve kontrolleri sıkı tutacağız. Mühendislerimiz pazarla ilgili eğitim alacaklar. Her Cumartesi günü Ekolojik Pazar’ımız açık olacak” diye konuştu.

İstanbul %100 Ekolojik Pazarlar Proje Koordinatörü Leyla Ünlübay da                  “Sağlıklı gıda herkesin hakkı ancak organik ürün fiyatlarının düşmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması için en başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,  kamunun desteği şart. Belediyelerimizin organik pazarlara birer sosyal sorumluluk projesi gibi bakması gerekiyor. Kamu spotlarına, üreticinin daha fazla teşvik edilmesine ve önünün açılmasına; tüketiciye organik gıdanın daha fazla anlatılmasına ihtiyaç var” diye konuştu.

Denetimleri Buğday Derneği ve Beylikdüzü Belediyesi Ziraat Mühendislerince yapılan Pazar, her cumartesi 10.00-18.00 saatleri arasında açık olacak.

% 100 Ekolojik ve sağlıklı gıda için, % 100 Ekolojik Pazarlarımıza bekleriz!

Adres: Adnan Kahveci Mahallesi Kapalı Pazar Yeri,Beylikdüzü

Burhaniye %100 Ekolojik Pazarda Üçüncü Sezon Başlıyor!

By , 02/09/2014 02:05

Yerelde üretim ve tüketimin önemine inanan Buğday Derneği’nin destek ve danışmanlığında açılan ilk metropol dışı ilçe ekolojik pazarı Burhaniye, üçüncü sezonu 18 Ağustos’ta açıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği destek ve danışmanlığında; ilçe Belediyesi ve Kaymakamlığı, ilçe tarım müdürlüğü, ziraat odası destekleri ve Burhaniye Kent Konseyi Turizm ve Çevre Çalışma Grubu’nun çabalarıyla 2012 yılında açılan Burhaniye % 100 Ekolojik  Pazar, yayla ürünlerinin bitişi olan güz dönemi sonuna kadar hizmet vermeye devam etti.

2011 yılında Kırtık köyü’nden 37 çiftçi ile ekolojik sertifikalı üretime başlanmış ve 17 Eylül 2012’de pazarın açılmasıyla, bu ürünler pazartesi günleri, Burhaniye semt pazarında kendilerine ayrılan özel bölümde tüketicilerle buluşmuştu.

Kırtık Köyü Yaylalarında bir grup çiftçi ile başlatılan sertifikalı üretim süreci, Ecocert ve Kırtık Köyü Organik Tarım ve Turizmi Geliştirme Derneği arasında yapılan anlaşma ve Burhaniye Belediyesinin finansmanı ile 2014 yılında da devam ediyor.

Yörede organik sertifikalı yetiştirilen ürünlerin miktarını ve çeşitliliğini arttırmak, dolayısıyla ekolojik pazarın sürdürülebilirliğini sağlamak için, Kırtık Yaylalarıyla aynı coğrafyada yer alan Korucaoluk, Karadere, Avunduk, Sübeylidere, Kuyumcu, Hacıbozlar yaylalarında da organik sertifikalı üretim yapılması konusunda ön görüşmeler, Burhaniye Kent Konseyi tarafından başlatıldı.

Sertifikalı yayla ürünlerinin geçici olarak tüketicilerle buluşması için 18 Ağustos Pazartesi günü, Burhaniye Kemer Pazarında ayrı bir bölümde, Burhaniye %100 Ekolojik Pazarı tekrar hizmet vermeye başlıyor.

Katılımcı çiftçilerin üretim takvimlerine göre yılın iki ayı, pazartesi günleri açık olacak pazarda; ekolojik  sertifikalı yöre ürünleri (pembe domates, barbun fasulye, börülce, elma, ceviz, çilek, hububatlar, çam fıstığı, vb.)  satışa sunulacak.

 

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak Talas % 100 Ekolojik Pazar projesine danışmanlık hizmeti vermekten ve denetlenmesine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.

By , 29/07/2014 01:38

Organik tarım, insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimi. Kayseri’de yürütülen “Organik Tarımın Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması” projesi kapsamında; üretilen ürünlerin tüketiciye ulaştırılması amacıyla mevsimlik olarak hizmet verecek “Talas Yenidoğan % 100 Ekolojik Pazarı”  23 Temmuz Çarşamba günü açıldı.

Kayseri’de 2014 yılı itibariyle, 1250 dekar alanda, 75 üretici ile Kayseri İli Yeşilhisar Merkez; Yahyalı Delialiuşağı, Senirköy ve Yerköy Köyleri, İncesu Küllü Köyü, Felahiye Silahtar Köyü, Bünyan Karahıdır ve Karacaören Köyleri, Tuzhisar Kasabası, Koyunabdal Mahallesi; Pınarbaşı Büyükgümüşgün, Yağlıpınar Köyleri, Sarıoğlan Çiftlik Kasabası, Karaözü Köyünde yetiştiriciliği yapılacak olan ürünler için ( sebze, kayısı, kiraz, elma, bağ, nohut vb) organik tarım üretimi yapılıyor.

Kayseri İl Tarım Müdürlüğü, Talas Belediye Başkanlığı, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği işbirliği ile açılan % 100 Ekolojik Pazar, bu kurumların koordinasyonunda denetlenecek.

Talas Yenidoğan % 100 Ekolojik  Pazarına açıldığı gün 20 üretici ürün getirdi. Yaklaşık 3500 kg. ürün satışa sunuldu  ve çok kısa bir süre içinde ürünlerin neredeyse tamamı sattı.

Kayseri, ikinci %100 Ekolojik Pazarı’na, Talas Belediyesi ortaklığı ile kavuşuyor.

By , 29/07/2014 01:37

Ekolojik tarımı yaygınlaştırmak; üreticiyi örgütlemek, teşvik etmek, pazarlama sorununu çözmek ve paralelinde tüketiciyi bilinçlendirmeyi gerektiriyor. Kayseri İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yürütülen “Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve Kontrolü” projesi kapsamında üretime başlayan üreticilerin ürünlerinin pazarlanması için geçtiğimiz sene Kocasinan Belediyesi %100 Ekolojik Pazar’ın açılışını gerçekleştirdik. Bu sene de Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği‘nin çabaları ile Kayseri, ikinci %100 Ekolojik Pazarı’na, Talas Belediyesi ortaklığı ile kavuşuyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak Talas İlçesi Yenidoğan Semt pazarında, Çarşamba günleri kurulacak olan % 100 Ekolojik Pazar projesine danışmanlık hizmeti vermekten ve denetlenmesine katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyoruz.

Kayseri’de şu an toplam 10 ilçede, 63 üretici ile 2000 dekara çıkarılan alanda geçiş 1, geçiş 2 ve organik tarım üretimi yapılıyor.

İlk etapta 40 üreticinin tezgah açacağı Talas % 100 Ekolojik Pazarı, Yenidoğan Semt pazarında, Çarşamba günleri, 08.00-17.00 saatleri arasında hizmet verecek.

23 Temmuz Çarşamba günü ilk kez kurulacak olan pazarın resmi açılışı ise bayramdan sonraki bir tarihte yapılacak.

Desteğiniz ve katılımınız dileğiyle.

Manisa Salihli’de 2 Gün Süren, Organik Tavukçuluk Toplantılarına Katıldık

By , 28/06/2014 06:23
Derneğimizden Nurhayat Bayturan,toplantıda “Organik Pazarlar ve Tüketici Talepleri” konulu bir sunum yaptı.

17-18 Haziran’da,Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından Manisa Salihli’de düzenlenen Organik Tavukçuluk toplantısına katıldık.

Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Çebi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda,ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucunda bozulan doğal dengeyi yeniden kurabilmek için, sentetik, kimyasal gübre, ilaç, hormon gibi dış etkenleri kullanmadan yapılan tarımsal üretime organik tarım dendiğini ifade eden Hasan Çebi, “Organik Tarım sadece, Yönetmelikte izin verilen girdilerin kullanılabildiği, çevre, hava, toprak ve su kaynaklarını kirletmeden, insan ve hayvan sağlığına, çevreye zarar vermeden, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı bir şekilde yapılan tarımsal üretim şeklidir” dedi.

Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “Organik Tarımın Yaygınlaştırılması ve kontrolü” projesi kapsamında;Manisa’da ekolojinin uygun olduğu yerlerde doğal flora ve faunanın korunması;organik pazarların organik ürün taleplerinin karşılanması ve kırsal kalkınmanın sağlanması amacıyla “Organik Sofralık Üzüm Yetiştiriciliği” ve “Organik Yumurta Tavukçuluğu” demonstrasyon projeleri yürütülüyor.

Bu projelerin tanıtılması ve yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen  “Organik Tavuk Ürünleri ve Tüketici Talepleri” adlı panelde,derneğimiz adına Nurhayat Bayturan, “Organik Pazarlar ve Tüketici Talepleri” konusunda bir sunum gerçekleştirdi.

Doğa ile uyumlu bir yaşam, ekolojik bütüne saygılı bir toplum hayali ile kurulan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin bu yöndeki dönüşüme kazandırdığı %100 Ekolojik Pazarlar projesinin Türkiye’de de ilk örneği olan Şişli % 100 Ekolojik Pazar 8.yaşını dolduruyor.

By , 21/06/2014 06:10

Doğa ile uyumlu bir yaşam, ekolojik bütüne saygılı bir toplum hayali ile kurulan Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin bu yöndeki dönüşüme kazandırdığı %100 Ekolojik Pazarlar projesinin Türkiye’de de ilk örneği olan Şişli % 100 Ekolojik Pazar 8.yaşını dolduruyor.

Şişli %100 Ekolojik Pazar, Buğday Derneği ve Şişli Belediyesi işbirliğiyle, ekolojik sertifikalı ürünlerin sağlıklı ve güvenilir bir model ile tüketiciye kısa yoldan ve uygun koşullarda ulaşmasına olanak sağlayan, ekolojik pazar projelerinin ilk halkası.

Türkiye’de ekolojik ürünlerin ve pazarların yaygınlaşmasına ön ayak olan Şişli’den sonra yine Buğday Derneği öncülüğünde Kartal, Bakırköy, Beylikdüzü,Küçükçekmece ve İstanbul dışında da Samsun,Konya,Kayseri,Burhaniye ve Seferihisar’da %100 ekolojik pazarlar açıldı. Böylece ekolojik ürünler daha çok tanınır, bilinir ve ulaşılabilir hale geldi. Ayrıca İzmir’de, Ankara’da, Eskişehir’de açılan diğer ekolojik  pazarlara öncülük ederken, pazara gelemeyenlere hizmet sunan internet satış projelerini ve dükkânları besleyerek zincirleme olarak çok daha fazla insanın ekolojik ürünlere ulaşmasını sağladı.

2006 Haziran’ında 48 tezgâhta 25 üretici ve esnafla başlayan Şişli %100 Ekolojik Pazar, 8 yıl sonra 300’e yakın tezgâhta,70 üretici ve esnafla büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Şişli %100 Ekolojik Pazarda yılda yaklaşık 600 ton ekolojik ürün satılıyor ve Pazarın bine yakın müdavimi var.

Organik tarım sektörünün amiral gemisi

2006’ da kurulduğundan beri organik tarım sektörünün amiral gemisi olan Şişli %100 Ekolojik Pazar, bugüne kadar organik süt türevi ürünlerin, istiridye mantarının, elma pekmezinin, baklavanın, tofunun, ketçap ve  mayonezin, ezmelerin, yufkanın ilk defa piyasaya sunulduğu yer oldu. 2014 ile birlikte yeni üreticiler veya mevcut üreticilerin yeni ürünleri ile daha da zenginleşti;Türkiye’nin ilk organik sertifikalı sarı kantaronu,karabuğday unu, çiğ köftesi ve ekmeği bunlardan yalnızca birkaçı.

* Şişli %100 Ekolojik Pazar diğer pazarlama kanallarını da besleyerek daha fazla tüketicinin organik ürüne ulaşmasını sağladı ve bu sayede gelen yeni talepler ekolojik ürün çeşitliliğinin de artmasında rol oynadı. Türkiye, ekolojik sertifikalı organik et, tavuk, süt ürünleri, muz, yerli kozmetik ürünler, ithal çikolata ve bisküviler, çeşitli gurme ürünler, ithal kozmetikler, içkiler, istiridye mantarı, baklava, yufka ve temizlik malzemeleri ile Şişli %100 Ekolojik Pazar süreci ile başlayan hareketlilik sayesinde tanıştı.

*Türkiye’de naylon poşet kullanımının kaldırıldığı ilk pazar olma özelliğine de sahip olan Şişli %100 Ekolojik Pazar, bu çabanın küçük de olsa bir karşılığı olarak  İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinin de bir parçası oldu.

*Şişli %100 Ekolojik Pazar, ekolojik ürün alışverişinin yanı sıra ekolojik yaşamın farklı alanlarında çeşitli etkinliklere katılım olanağı da sağlıyor. Pazarın müdavimleri, sabahın erken saatlerinden itibaren hem alışveriş ediyor hem de pazarda gerçekleşen etkinliklere, söyleşilere katılıyorlar.Bugüne kadar düzenlenen “Bez Çanta Dikim” Atölyesi, ”Gerçek Temizlik” Atölyesi,Takas Şenliği, “Gel Oyna Çocuk” Atölyesi, Ekolojik Kitap Şenliği,konserler,performanslar, pazarı kültürel ve sosyal anlamda da zenginleştirdi; “alış-veriş” mekanı olmanın ötesine taşıdı.

Ekolojik tarımla üretilen ürünlerde GDO kesinlikle yasak

Ekolojik tarım, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren bir tarım şekli olduğu için sentetik, kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübrelerin kullanımına karşı. Üretimde, ürünün kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Bu nedenle ekolojik tarımla üretilen ürünlerde GDO kesinlikle yasak. %100 Ekolojik Pazarlar, böylece ekolojik tarımın yaygınlaşarak gelecek kuşaklar için daha güzel bir dünya ve sağlıklı bir toplum yolunda da dönüşüme hizmet ediyor.

Buğday Derneği, Türkiye’de organik tarımın yaygınlaşması için de çalışmalarını sürdürmekte ve bu sene Ekim ayında gerçekleştirilecek Uluslararası Organik Tarım Kongresi ile bu çalışmalarına bir yenisini eklemektedir. (http://www.owc2014.org/)

Pazarın dokuzuncu kuruluş yıldönümünde, 2011 yılının Mart ayında aramızdan ayrılan Buğday Derneği’nin ve %100 Ekolojik Pazarların kurucusu sevgili Victor Ananias’ı da saygı ve özlemle anıyoruz.

Kimyasal veya ısıl işleme tabi tutulmayan tohumlardan soğuk pres yöntemiyle elde edilen Çörek Otu yağı, sağlığımız açısından son derece önemli bir kaynak.

By , 21/06/2014 06:02

Bağışıklık sistemini güçlendiren ve özellikle  cilt, kalp, dolaşım sistemi ve beyin sağlığı için gereken önemli esansiyel yağ asitlerinden Omega 3-6 ve 9 yağ asitlerini bol ve doğal bir şekilde barındıran Çörek otu yağı, sağlığımız açısından son derece önemli bir kaynak.

Kimyasal veya ısıl işleme tabi tutulmayan tohumların soğuk pres yöntemiyle yağları elde edilir ve böylelikle Omega 3-6 ve 9 yağ asitleri doğal olarak yağa geçmekle birlikte; yapısındaki A-D-E ve K vitaminleri de antioksidan özelliklerini kaybetmezler. Bu sayede özellikle LDL olarak bilinen kötü kolesterolün oksidasyonunu önlemeye ve kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı olurlar.

Çörek otu yağını % 100 Ekolojik Pazarlarımızda; Harmanyeri markalı, Orser organik sertifikalı Mürsel Sepetçi Tezgahı, Naturelya markalı, Turkgap organik sertifikalı Eğriçayır tezgahı ve Ekoloji Marketi markasıyla Kalitest organik sertifikalı olarak bulabilirsiniz.

GDO’da binde 9 “bulaşıklığa” göz yuman yeni yönetmelik, GDO konusunun oranlarla esnetilebilecek bir konu olmadığını ve tamamen yasaklanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

By , 21/06/2014 05:59
GDO’yla ilgili esneme tedbirler yerine, doğal yaşamın sürdürülebilirliğini esas alan ekolojik tarımı teşvik edici düzenlemeler beklediğimiz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, GDO’yu sınırlarımızdan sokmayarak, hayvan yeminde ve gıdada kendine yeten bir ülke olma yolunda adımlar atmasını bekliyoruz.

GDO’da binde 9 “bulaşıklığa” göz yuman yeni yönetmelik, GDO konusunun oranlarla esnetilebilecek bir konu olmadığını ve tamamen yasaklanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. Gıda ve hayvancılık politikalarıyla hayvan yeminde kendine yetebilecek konuma gelebilecek olan Türkiye, GDO’ya muhtaç değil.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın “GDO’lar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik”te yaptığı değişiklik sonucu, analiz edilen ürünlerde binde 9’a kadar GDO’ya “bulaşıklık” değerlendirmesiyle göz yumulması kararı, yeni soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Yeni yönetmelik GDO konusunun oranlarla esnetilebilecek bir konu olmadığı ve bu nedenle tamamen yasaklanması gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.

Biyogüvenlik Kurulu’nun sadece hayvan yemi için, 17 GDO çeşidinin ithaline izin vermesi ve GDO’lu hayvan yeminden GDO’lu olmayan hayvan yemine “bulaşıklık” konusunda kamuoyuna bugüne kadar herhangi bir mağduriyet yansımaması, “bulaşıklık oranıyla ilgili neden yeni bir yönetmeliğe gerek duyuldu” sorusunu akla getiriyor. Bugüne kadar Türkiye’de pirinç ve bebek maması gibi gıda ürünlerinde GDO sorunu söz konusu olduğundan, yönetmeliğin kimlerin mağduriyeti kastedilerek çıkarıldığı da ayrı bir soru işareti.

Yönetmelikte yer alan “GDO bulaşanı olan ürünlerde bulaşan olarak tespit edilen genlerin Biyogüvenlik Kurulu tarafından onaylanmış olması durumunda ürünler onay amacına uygun olarak kullanılabilir” maddesi, bazı hukukçular tarafından gıdada binde 9’a kadar GDO bulaşıklığına ya da GDO kullanımına izin verilmesi olarak yorumlanıyor. Biyogüvenlik Kurulu’nun gıda için GDO ithaline ilişkin bir izni söz konusu değilken, Bakanlığın bu tür yorumlara yol açacak bir yönetmelik yayımlaması, gıda güvenliği açısından endişe verici sonuçlara yol açabilir. Ayrıca yönetmelikte bebek mamalarıyla ilgili bir ibare yer almaması da, bebek mamalarında GDO’yu tamamen yasaklayan Biyogüvenlik Yasası’yla çelişiyor.

325 bin kişi gıdada GDO’ya “hayır” demişti

Gıdada GDO kullanımıyla ilgili olarak şirketler, 2012 yılında kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle, Biyogüvenlik Kurulu’na yaptıkları başvurularını geri çekmişlerdi. 325 binden fazla kişi, Greenpeace’in “Yemezler” kampanyasına katılıp, Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu’nun 29 adet gıda amaçlı GDO için ithalat başvurusunu geri çekmesini sağlamıştı. Sonuç olarak kamuoyunun da tepkisiyle bugüne kadar gıdada GDO kullanımına izin verilmedi.

Ancak yeni yönetmelikte, “GDO bulaşanı olan ürünlerde bulaşan olarak tesbit edilen genlerin, Biyogüvenlik Kurulu’nca onaylanmış olması durumunda, ürünler onay amacına uygun olarak kullanılabilir” maddesinde yer alan “ürünler” ve “kullanılır” ifadeleri, hayvan yemleri için izin verilen GDO’ların diğer gıda ürünlerine de bulaşabileceğinin kabul edilmesi veya gıdalar için de kullanabileceğine yönelik endişelere neden oluyor.

Bugüne kadar hiçbir gıda maddesinde binde bir dahi olsa, GDO bulaşıklığına izin verilmiyordu. Kontrol edilen ithal gıdalarda binde 1 oranında GDO’ya rastlansa bile, yaptırımlar uygulanıyordu. Ancak yeni yönetmelik, Biyogüvenlik Kurulu’nun izin verdiği GDO’lar için binde 9’a kadar bulaşıklığa göz yumulmasına neden oluyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği olarak, GDO’yla ilgili “bulaşıklık” sorununun bu tür esneme tedbirleriyle önlenemeyeceğini, denetimde çok ciddi sorunlar yaşanabileceğini ve bunun da gıda güvenliği ile tüketici hakları açısından olumsuz etkileri olacağını düşünüyoruz. Bu tür esnetme kriterleri yerine Biyogüvenlik Yasası’nın yeniden gözden geçirilerek GDO’nun tamamen yasaklanması ve tesadüfi GDO “bulaşıklığı” konusunda mağduriyeti giderecek düzenlemeler, kriterler getirilmesi gerekiyor.

Türkiye GDO’lu yeme muhtaç olmayabilir

Mısır üretiminin giderek arttığı ülkemizde hayvan yemi, üstelik GDO’lu yem ithalatına gerek olmayabilir. Türkiye, doğru bir ekim/üretim planlamasıyla hayvan yeminde kendine yetebilir duruma gelebilir ve bu duruma gelinceye kadar da GDO’lu hayvan yemi yerine GDO’suz hayvan yemi ithal edebilir.

Bakanlığın GDO’ların ithaline izin vermek yerine, özellikle son yıllarda hayvan yemi konusunda kendine yeten bir ülke olma yolunda adım atması ve hayvan yeminde de GDO ithalatını tamamen terk ederek, GDO’yu tamamen yasaklaması gerektiğini düşünüyoruz.

GDO ithali yerine, GDO’ya yasak getiren ekolojik tarım teşvik edilsin

Ekolojik tarım, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren bir tarım şekli olduğu için sentetik, kimyasal ilaçlar ve kimyasal gübrelerin kullanımına karşı. Üretimde, ürünün kalitesini yükseltmeyi amaçlıyor. Bu nedenle ekolojik tarımla üretilen ürünlerde GDO kesinlikle yasak.

GDO’yla ilgili esneme tedbirler yerine, doğal yaşamın sürdürülebilirliğini esas alan ekolojik tarımı teşvik edici düzenlemeler beklediğimiz Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, GDO’yu sınırlarımızdan sokmayarak, hayvan yeminde ve gıdada kendine yeterli bir ülke olma yolunda adımlar atmasını bekliyoruz.

GDO’ya Hayır Platformu’nun bileşenlerinden biri olarak, ekolojik yaşamın sürdürülebilirliği yolunda; bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğimizi yineliyoruz.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Panorama Theme by Themocracy